|
Hoşgeldiniz |

|
|
4. sayfa (Toplam 5 sayfa)
|
[ 48 mesaj ] |
|
14 Kas 2009, 14:38 |
Serap
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Köşe Sahibi Üye |
 |
 |
Kayıt: 20 Haz 2009, 19:41 Mesajlar: 2131 Yaş: 63
|
Bence biraz da 'sadakat' kavramı üzerinde durmalıyız. Sadakat'te de 'nezaket'te de sahtekarlık vardır. Ayrıca Can'ın yazdığı gibi insanlar 'aşk'ı da, cinsel ilşki'yi de, sadakat'i de, dürüstlüğü de kendilerince algılar ve uygularlar. Hangi mahkemede taraflar kendilerini haklı olarak cezalandırılmış olarak görebilirler ki. Veya birisinin ağrı kaldırabilme noktası çok aşağıda ise ve bu nedenle ağlıyor, bağırıyorsa, diğerinin ağrı noktası çok yukarılardaysa ağrısını fazla hissetmiyorsa bu iki insanın birbirine bakış açısı nasıl olur? Yani her oluşun bir derecesi var insanına göre. Jung bile buna saygı göstermiş. (Henüz Jung'dan iki sayfa okudum ama bir yerde kullanmalıyım ki, çabucacık unutmayayım) 
|
|
Başa Dön |
|
14 Kas 2009, 14:51 |
splath
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Yerleşik Üye |
 |
 |
Kayıt: 21 Nis 2009, 20:57 Mesajlar: 1081
|
Şu anlamda haklısın, sadakat içten gelen istek ya da sevgiden kaynaklanmıyor da başka bir alternatif olmayışından kaynaklanıyorsa evet sahtekarlıktır. Çünkü yeni bir seçenek oluştuğu anda bence o insan bunu değerlendirir. Çok tuhaf şeyler oluyor hayatta, bir arkadaşımın çok yakın akrabası ( bu bir erkekti ) karısını sevmediği için evini ,yolunu ayırdı hatta hayatına başka bir kadını dahil etti ama ne yaptıysa o sadık karısından kurtulamadı. Şimdi burada sözkonusu olan sadakat midir yoksa o insanı malı gibi görmek ve ancak ben izin verirsem gidebilirsin mi demektir 
|
|
Başa Dön |
|
14 Kas 2009, 17:42 |
emre
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Kıdemli Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 23:19 Mesajlar: 590 Yaş: 28
|
|
Bir ara 100 yazar kadının kadınlar hakkında ki düşüncelerini anlatan bir kitap okumuştum. Sanıyorum Slvia Plath' ın da dediği gibi her kadın biraz faişe galiba. Erkekler de öyle aslında. Özünde tek eşli değiliz. Gerçek bu.
|
|
Başa Dön |
|
14 Kas 2009, 18:24 |
Serap
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Köşe Sahibi Üye |
 |
 |
Kayıt: 20 Haz 2009, 19:41 Mesajlar: 2131 Yaş: 63
|
Emre'ye de Gülşen'e de birer Ayrıca şu 'zina' sözcüğünden nefret ederim, bence böyle bir sözcük olmamalıydı... 
|
|
Başa Dön |
|
14 Kas 2009, 19:02 |
minmis
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Sadık Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 22:39 Mesajlar: 839
|
splath yazdı: Çok tuhaf şeyler oluyor hayatta, bir arkadaşımın çok yakın akrabası ( bu bir erkekti ) karısını sevmediği için evini ,yolunu ayırdı hatta hayatına başka bir kadını dahil etti ama ne yaptıysa o sadık karısından kurtulamadı. Şimdi burada sözkonusu olan sadakat midir yoksa o insanı malı gibi görmek ve ancak ben izin verirsem gidebilirsin mi demektir
Eldeki kuş (ve de evdeki) daha kuştur ağaçtaki kuştan... 
_________________ varlığa anlam kazandıran yokluktur...
|
|
Başa Dön |
|
14 Kas 2009, 21:02 |
Can
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Mesaj Panosu Yöneticisi |
 |
 |
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19 Mesajlar: 2378 Yaş: 45 Konum: Admin
|
İnsanlar olanak olsa ,kolayca evlenmeseler aldatmalar daha az olurdu belki. Yani insanları evliliğe yönlendiren toplumsal baskı olmasaydı ve sevgililer birlikte özgürce yaşasyabilselerdi,aldatmaya herhalde gerek duymaz başka birisine ilgi duyduklarında kolayca ayrılabilirlerdi.
Ama evlilik hiç bir zaman sadece (iki insanın sadakate dayalı ahlaki bir söz vermesi anlamında ) evlilik değildir. Evliliğin ekonomi politik anlamda büyük değeri var.Öncelikle "miras hukuku"...Kapitalizm ancak ailenin mirası çocuklara aktarıldıkça yaşayabilir.Zira sermaye birikimi bu şekile gerçekleşir.Osmanlıda bu günkü gibi miras hukuku olmadığı için sermaye birikimi olmadı.Dolayısı ile sanayi devrimi batıdaki gibi gerçekleşmedi.Osmanlıda beylere,sipahilere padişah tarafından kullanımlık verilen toprağa söz konusu kişi öldükten sonra el konurdu.Osmanlıda miras hukuku olmadığı gibi soyadı da yoktur zaten.Sokullu Mehmet Paşa,Merzifonlu Kara Mustafa paşa gibi memleket adları ile ayırd edilirdi (ya da III.Selim gibi numaralar ile)
Soyadı kanunu ve hukuki tedbirler ile miras hukuku ve sermaye birikimi başlamıştır Türkiyede.
Evlilik bağı bu nedenle özellikle gözetilen bir bağ olmuştur.Aşk-meşk ikinci planda gelir.Birinci ve ikinci dünya savaşı sonrasında nüfus epeyce azaldığından neredeyse tüm dünyada çocuk patlaması yaşandı. İnsan neslinin devamı ve ekonomik gelişme ancak çocuk sahibi olmakla yani evlilikle mümkün olabilir.
Evliliğin duygularla bir ilişkisi olmadığını ekstrem biçimde düşünenlerden birisi Kanttı.Kendisi de hiç evlenmemiş bu filozof evliliği "erişkin iki insanın birbirlerinin cinsel uzuvlarını kullanmak üzere aralarında yaptıkları sözleşme" olarak tanımlamıştı.
Genllikle evliliğin aşk ile yapılması gerektiğine dair bir mit dolaşır ortada.Ancak aşk evliliği diye yapılan evliliklerin en kadarı aşk evliliğidir acaba?Zira aşk gençlik döneminde bir çırpıda tutunulup tüketilen bir şey değildir.Aşkın-aşık olmanın yaşam boyu sürme potansiyeli vardır.
Genellikle askerliğini yapmış,ya da okulunu bitirmiş bir işe girmiş erkek bir kızla alelacele evlendirilir.Ya da çıkıyorlarsa aileler tarafından "artık bunu resmi bir şeye (nişan gibi) bağlayın çocuklar" denir.Aşkın ne olduğunu bilmeden bir sürü insan hayatın gereklerini yerine getirmek üzere evlenir.Daha ne olduğunu anlamadan bir de çocuk sahibi olur.
Ancak iç dünyalarında hala yaşattıkları bazı (ideal) karşı cins imgeleri evlendiler diye aniden sırra kadem basmadığından ister istemez hayal kurmaya devam ederler..Hayal kurduklarını görünce de kendilerini ayıplar ve suçlu hissederler.Sonra bir gün hayallerine uygun birisi ile karşılaşınca aşık olduklarını hissederler.Bu noktada "aldatma" mevzusu ortaya çıkar.Toplumun aşka meşke evliliği kurban edecek hali yoktur.O yüzden "aldatmak" yasakdır.Hatta "ayrılmak da ayıptır"..Adam gibi kadın da adamda evde oturup çocuklarını büyütmelidir.
Böyle devam eden bir aşk filmini sonuna kadar izlemek ister miydiniz?Çok sıkıcı olurdu...O yüzden her filmin her dizinin bir yerinde aşk var...İnsanlar artık kendilerinin duygusal olarak yaşayamadıkları duyguları yaşayan kahramanlar aşık olurken,aldatırken,aldatılırken seyrediyor ve sonunda "işte film canım ne olacak" diyerek kendi rutin ve sıkıcı hayatlarına devam ediyorlar.
Belki de "aldatmak" denilen şey "insanların kendilerinden bile sakladıkları küçük aşk arayışlarıdır"... Deneme yanılma ile yapılan kendini bulma girişimleridir.Bolca suçluluk ve gözyaşı eşliğinde yaşanan ihanet hikayeleridir de...
Ben herkesin bir diğeri gibi yaşaması gerektiğini düşünmüyorum.İnsanlar nasıl yaşayacaklarına inançları,konjonktürel durumları ve şansları ile bir karar verirler.Bu kararlar biribirinin aynı olmayacaktır.Saygı göstermek gerekir.
_________________ Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır. M.Foucault
Varoluşçu psikoterapi ile Freud ve psikanaliz sitelerini ziyaret ettiniz mi?
|
|
Başa Dön |
|
14 Kas 2009, 21:52 |
splath
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Yerleşik Üye |
 |
 |
Kayıt: 21 Nis 2009, 20:57 Mesajlar: 1081
|
|
Elbette Can ama dürüst olmak koşuluyla !
Ayrıca Osmanlı'da sermaye birkimi olmayışının çok önemli bir nedeni de özel mülkiyet kavramının gelişmemiş olmasıdır, yani toprakların devlete ait olması. Bu nedenle Osmanlı'da ,Avrupa'daki gibi bir aristokrat sınıfa da rastlanmaz.
Evlilik kurumunun ortaya çıkışı da yine mülk edinme ile başlamıştır. Tarım toplumu dönemine geçen insanlık sahip olduğu mülkü öbür dünyaya götüremeyeceğine göre kendi genlerini taşıyan birine miras bırakmak istemiştir , soyunun devamını garanti edebilmek için.
|
|
Başa Dön |
|
14 Kas 2009, 22:00 |
minmis
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Sadık Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 22:39 Mesajlar: 839
|
Gökyüzü yazdı: Genellikle askerliğini yapmış,ya da okulunu bitirmiş bir işe girmiş erkek bir kızla alelacele evlendirilir.Ya da çıkıyorlarsa aileler tarafından "artık bunu resmi bir şeye (nişan gibi) bağlayın çocuklar" denir.Aşkın ne olduğunu bilmeden bir sürü insan hayatın gereklerini yerine getirmek üzere evlenir.Daha ne olduğunu anlamadan bir de çocuk sahibi olur.
Ancak iç dünyalarında hala yaşattıkları bazı (ideal) karşı cins imgeleri evlendiler diye aniden sırra kadem basmadığından ister istemez hayal kurmaya devam ederler..Hayal kurduklarını görünce de kendilerini ayıplar ve suçlu hissederler.Sonra bir gün hayallerine uygun birisi ile karşılaşınca aşık olduklarını hissederler.Bu noktada "aldatma" mevzusu ortaya çıkar.Toplumun aşka meşke evliliği kurban edecek hali yoktur.O yüzden "aldatmak" yasakdır.Hatta "ayrılmak da ayıptır"..Adam gibi kadın da adamda evde oturup çocuklarını büyütmelidir.
Böyle devam eden bir aşk filmini sonuna kadar izlemek ister miydiniz?Çok sıkıcı olurdu...O yüzden her filmin her dizinin bir yerinde aşk var...İnsanlar artık kendilerinin duygusal olarak yaşayamadıkları duyguları yaşayan kahramanlar aşık olurken,aldatırken,aldatılırken seyrediyor ve sonunda "işte film canım ne olacak" diyerek kendi rutin ve sıkıcı hayatlarına devam ediyorlar.
Belki de "aldatmak" denilen şey "insanların kendilerinden bile sakladıkları küçük aşk arayışlarıdır"... Deneme yanılma ile yapılan kendini bulma girişimleridir.Bolca suçluluk ve gözyaşı eşliğinde yaşanan ihanet hikayeleridir de...
Akış şeması hoş ve doğru...ama bugünün genel gerçeği artık bu değil... ABD'de 1. evliliklerin %40-50'si, 2. lerin %60'ı ve 3. lerin ise % 80'i boşanma ile sonlanıyorken, bizde henüz o oranlarda değil, ama özellikle Batı'da tırmanma gösteriyorken, baştan aşkla evlenmiş ve eğitimli insanlar da, hatta belki de daha çok, ayrılmaktayken, meselenin başka boyutlarını da dikkate almak gerek, diye düşünüyorum...yani sadece erkenden aile tarafından, rutin evlilik yoluna itilmekten başka boyutları...
_________________ varlığa anlam kazandıran yokluktur...
|
|
Başa Dön |
|
17 Kas 2009, 13:17 |
emre
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Kıdemli Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 23:19 Mesajlar: 590 Yaş: 28
|
|
Hoşlandığım birinin başkalarını da arzulayacağını bilmek çok canımı sıkıyor. Bir türlü aşamıyorum bunu. Sadece benim olmasını istiyorum. Kendim de öyle değilim halbu ki. Bende aşağılık kompleksimi var acaba.
|
|
Başa Dön |
|
17 Kas 2009, 15:04 |
Serap
|
Re: Kadınlar Neden Zina Yapar? |
|
| Köşe Sahibi Üye |
 |
 |
Kayıt: 20 Haz 2009, 19:41 Mesajlar: 2131 Yaş: 63
|
|
Hayır, sende aşağılık kompleksi olamaz.
Nancy Friday diye Amerikalı bir yazarın 'Kıskançlık' adlı bir kitabını okumuştum. İsa'dan önce tabi ki...anlayacağın Emre'ciğim benim de kıskançlık duygularım olmuş zamanında.
Bu yazar sevgiyi, gerçek sevgiyi şöyle anlatır: 'Eğer gerçekten seviyorsan, o kişinin mutlu olması seni de mutlu edebilmeli ve sen her zaman bu mutluluğun sebebi olmayabilirsin.'
Şimdi gözlerinin önüne iki çift getir. Birisi bir komedyeni çok seviyor ve onu izlerken gülmekten yerlere yatıyor. Diğeri bu komedyenden hiç mi hiç hoşlanmıyor, ona bir saniye bile katlanamıyor. Ama sevgilisinin kahkahalara boğulmasını hiç bir haset duymadan ve onunla mutlu olarak izleyebiliyor. (onun o komedyeni izlemesini burnundan getirmeden - tek taraflı bir paylaşmamı bu sence???)
Hiç bir canlı (sevgilimiz de) bize ait değil Emre'ciğim. Bugün şu nedenlerle bizimle, yarın başka nedenlerle başkasıyla. Aynı şeyler bizler için de geçerli... Gençlerin bu konularda biraz zamana ihtiyacı oluyor.
Kıskanmayı anne-babamızdan öğrenip, bilinçsiz bir şekilde devam ettiriyoruz. Biz de kıskanç olmaya özeniyoruz. Kendimiz 'kötü' olunca, herkesi de 'kötü' sanıyoruz. Kıskançlıkların veya aldatmaların çoğu da gerçek değildir.
|
|
Başa Dön |
|
|
4. sayfa (Toplam 5 sayfa)
|
[ 48 mesaj ] |
|
Kimler çevrimiçi |
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir |
|
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz
|
|