Felsefe Forumu
http://www.felsefeforumu.com/

Kadınlar Neden Zina Yapar?
http://www.felsefeforumu.com/viewtopic.php?f=44&t=907
1. sayfa (Toplam 5 sayfa)

Yazar:  Can [ 07 Kas 2009, 20:40 ]
Mesaj Başlığı:  Kadınlar Neden Zina Yapar?

Resim
Niçin Zina?
Helen E. Fisher
-Cinsel Aşkın Anatomisi Varlık-cep kitapları-2004
Yazar Hakkında:Helen E. Fisher, Amerikan Doğal Tarih Müzesi antropoloji bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Bu kitaptan önce yayınlanan eseri, The Sex Contract: The Evolution of Human Behavior, (Cinsellik Sözleşmesi: İnsan Davranışlarının Evrimi) Book-of-the-Month Club tarafından ayın kitabı olarak seçilmiş ve büyük ilgi görmüştü. Yazdığı kitaplar, makaleler, verdiği konferanslar, TV ve radyo programları dolayısıyla, Dr. Fisher Amerikan Antropoloji Derneği'nce Seçkin Hizmet Ödülü'ne layık görülmüştür (1985).



Meydanlarda kırbaçlanmak, dağlanmak, dövülmek, dışlanmak ve sürgün edilmek, cinsel organların sakatlanması, burnun ve kulakların doğranması, kalçaların ve bacakların baltayla parçalanması, boşanmak, terk edilmek, taşlanarak öldürülmek, yakılmak, boğulmak, boğazlanmak, vurulmak, bıçaklanmak dünyanın dört bir yanında zina yapanlara reva görülen gaddarca cezalardandır. Bu cezalar göz önüne getirildiğinde, insanların hala evlilik dışı ilişkilere girmelerine şaşırmamak elde değil.

Ama giriliyor işte.

Niçin? Darwin'in görüş açısından bakılınca, erkeklerin -doğa gereği- cinsel değişikliklerle ilgilenmelerini açıklamak kolaydır. Bir erkeğin bir kadından iki çocuğu varsa, o erkek genetik açıdan kendini çoğaltmış demektir. Ama daha fazla kadınla ilişki kurup, örneğin, iki çocuğu daha olursa, gelecek kuşağa katkısını iki katına çıkarmış olur. Biyolojik açıklamasına göre, değişiklik arayan bu erkekler aynı zamanda daha çok çocuk sahibi olmak eğilimindedirler. Bu çocuklar hayatta kalıp erkeğin genetik yapısındaki "taze özellikler" arayışını sonraki kuşaklara geçirmektedir.

Ama kadınlar niçin zina yaparlar? Bir kadın yeni bir aşıkla yatağa her girişinde hamile kalamaz. Ancak aybaşı çarkının belli zamanlarında bu iş olabilir. Ayrıca, bebeği doğurmak, dokuz ay aldığı gibi, kadının doğurganlığına tekrar kavuşması için birkaç ay daha gerekebilir. Bir erkekten farklı olarak kadın, her cinsel ilişkiye girişinde çocuk yapamaz. Antropolog Donald Symons'a göre, doğurabileceği çocuk sayısı sınırlı olduğu için, kadın yenilik aramaya biyolojik açıdan daha az düşkündür.

Kadınlar cinsel çeşitlilikle daha mı az ilgileniyorlar'? Bu bilmecenin birçok yönü vardır. Ben de bu durumda şeytanın avukatı rolünü üstlenerek, kadınların da erkekler kadar cinsel çeşitlilikle ilgileniyor ve başka nedenlerle de olsa, erkekler kadar zina yapıyor olmaları ihtimalini araştıracağım. Erkeklerin cinsel yenilik yönünde daha güçlü dürtüleri olduğu hakkında ilginç bir savunma yapan Symons'la işe başlayacağım.

Symons, erkeklerin cinsel çeşitlilikle kadınlardan daha çok ilgilendikleri savını, yalnız yukardaki genetik mantığa değil, Amerikalı eşcinsellerin cinsel alışkanlıklarına da dayandırmaktadır. Kanısına göre, eşcinsel davranış, "heteroseksüel ilişkilerin içerdiği uzlaşmalarla ve ahlaki engellemelerle maskelenmediği için," eşcinseller, cinsellikte kadın-erkek farklılığının kesin kanıtını oluşturuyor.
Bunu adeta kutsal bir ilke gibi benimseyen Symons 60'lar'da ve 1970'lerde eşcinsel Amerikalılar üzerindeki bazı incelemelerinden söz ediyor. Vardığı sonuç, eşcinsel erkeklerin, bir gecelik ilişkilere, kolay ve yükümlüksüz sekse, çeşitli sorumsuz eşlerle cinsel ilişkiye girmeye, haremler ve daha fazla aşık edinmeye meyletmelerine karşın; kadın eşcinsellerin daha uzun süreli ve daha çok bağlılık içeren ilişkileri, sevgili sayısını artırmaktansa alışık oldukları eşleri, salt seks için seks yerine, duygu yüklü cinselliği yeğledikleriydi.

Symons bundan sonra erkek ve kadın "cinsel psikolojiler"in, insanoğlunun uzun avcılık ve toplayıcılık geçmişinden kaynaklandığını ileri sürüyor. Cinsel değişiklikten hoşlanan erkekler, sayısız 'bin yıllar boyunca daha çok kadını gebe bırakmış, daha çok çocuk sahibi olmuş, genetik soylarını kalabalıklaştırmışlardır. Demek 'oluyor ki geçmiş zamanlardaki erkekler için zina avantajlıydı.
,Oysa geçmiş zamanlardaki kadının en önemli hedefi, çocuklarının hayatta kalmasını sağlayacak tek bir koruyucu bulmaktı. Cinsel değişiklik peşinde koşan bir kadın, onu terk edebilecek kıskanç bir eşin öfkesini kışkırtmak tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Ayrıca, kadınların cinsel serüvenleri, onların sebze toplamak ve çocuklarına bakmak gibi görevlerinden zaman çalıyordu. Öyle olunca da, bir sürü erkekle birleşen kadınların nesilleri ya tükendi ya da daha az çocuk doğurdular, sonuçta da sadakat isteğini modern kadınlara geçirdiler.

Resim

Symons böylece, Darwinci mantığına, eşcinsel örneğine ve evrim senaryosuna dayanarak, erkeklerin, yaratılışları gereği, cinsel ,değişikliklerle kadınlardan daha çok ilgilendiklerini ortaya koyuyor.
Amerikalılar, doğuştan çapkın erkeğe ve özverili eş rolündeki kadına inanmışlardır. Tarımsal geçmişimiz ve cinsel çifte standart bizi erkeği bir Don Juan adayı, kadınları ise iki cinsiyetten daha erdemlisi olarak görmeye götürmüştür. Böylece Symons, erkeğin çapkın tabiatına evrimsel bir açıklama getirince, birçok bilim adamı bunu bayıla bayıla kabul etmiştir. Erkeklerin kadınlara oranla daha fazla yenilik arzuladıkları, şimdi eğitici kitaplarla eğitici kafaları dolduruyor.
Hangi Cins Daha Çok Çapkınlık Yapar?

Bununla birlikte ben, eşcinsel davranışın, erkek ve kadının cinsel doğası hakkında önemli gerçekleri ortaya koyduğu kamsında değilim. Birçok uzman, Amerikan erkeklerinin yaklaşık yüzde 5'inin eşcinsel olduğuna inanılmaktadır. Eşcinsel kadınların yüzdesi daha da düşüktür. Eşcinsel davranış Amerika'da ya da herhangi başka bir yerde bir norm oluşturmamaktadır. Ayrıca, eşcinsel davranışın her iki cinsin "su katılmamış" içyüzünü oluşturduğu konusunda Symons'un görüşüne katılmıyorum. Aksine, eşcinseller çevrelerinden etkilenebilir. Bu örneklerin toparlandığı 1970'lerde cinsel serbestlik erkekler için modaydı. Öte yandan, kadınların cinsel kaçamaklarını sınırlamak zorunda oldukları yolundaki toplumsal inanış, lezbiyenlerin elini kolunu bağlamış olabilir.

Aynı derece önemli olan bir başka nokta, yaşın ve başka etkenlerin cinselliğe değişiklik getirmesidir.
Kinsey'le iş arkadaşları, işçi sınıfından genç erkeklerin yirmi, yirmi beş yaşları arasında eşlerine bol bol ihanet ettiklerini, sonra kırklı yaşlarında cinsel maceralarını kıstıklarını, buna karşın, üniversite öğrenimi görmüş memur sınıfından erkeklerin yirmili yaşlarında daha az çapkınlık yaptıklarını, buna karşın, elli yaşlarına yaklaşırken bunu haftada hemen hemen bir keze çıkardıklarını keşfetmişlerdir.
Kadınlar ise otuzlu yaşlarının ortalarında ve kırklı yaşlarının başlarında zina faaliyetlerinin doruğuna erişiyordu. Eşcinsel erkek ve kadınlar büyük ölçüde genç ve işçi sınıfından olsalardı, Symons'ın, erkeklerin kadınlardan daha fazla çeşitlilik aradıkları kanısına varması çok doğal olurdu. .

Basit bir matematik başkca bir sorunu gündeme getiriyor. Öyle ya, heteroseksüel bir adam ne zaman "çapkınlık yapsa", bir kadınla yatıyor demektir. Ve dünyanın hemen bütün toplumlarındaki yetişkinlerin çoğunluğu evli olduğuna göre, Amazonlar'da çalıların arasına, Avustralya'nın içerilerinde bir kayanın arkasına, Afrika . veya Asya'da bir kulübenin içine süzülen evli bir erkeğin, büyük bir olasılıkla evli bir kadınla aşk yaptığı savunulabilir.

Modern kent toplumlarında bekarlarla ilgili inişli çıkışlı sonuçlar, değişkenler arasındaki bağlantının bu basit matematiğini çarpıtmaktadır. Ayrıca, bütün Amerikan erkeklerinin yüzde 8-15'inin evlilik dışı ilişkileri fahişelerle olagelir. Ama dünyadaki heteroseksüel beraberliklerin büyük çoğunluğunun evli erkekler ve evli kadınlar arasında olageldiğini söylemek doğru olur. Öte yandan, dünya yüzünde tarih boyunca sevgilileriyle aşk ilişkisi yaşamış bütün evli kadınların zina yapmaya zorlandıklarına inanmak zordur.
Gerçekten de, zinanın kadın atalarımız için biyolojik açıdan bir uyum aracı olmuş olması için en az dört neden vardır.

Bunların en belirgini, bugün Güney Afrika'da Kalahari çölünde yaşayan Nisa adlı bir Kung kadın tarafından ortaya atılmıştır. Antropolog Marjorie Shostak 1970'lerde Nisa'yla tanıştığı zaman, kadın beşinci kocasıyla bir avcı-toplayıcı kabilede Yaşıyordu. Nisa'nın kocalarından başka, bir sürü aşığı da olmuştu.
Shostak ona niçin bu kadar çok erkekle düşüp kalktığı sorduğunda Nisa, "Bir kadının yapabileceği çeşitli işler vardır ve her gittiği yerde aşıkları olmalıdır," diye yanıt verdi ve şöyle devam etti: "Bir yere misafirliğe gider ve orada yalnız olursa, o zaman orada biri çıkıp ona boncuklar verir. Bir başkası et, yine bir diğeri başka yiyecekler verir. Kadın böylece, iyi bakılmış olarak köyüne döner."

Resim

Nisa, kadınların cinsel çeşitliliğe duydukları ilgiyi, çevreye uyum (adaptasyon) açısından birkaç kelimeyle özetlemiş oluyordu:
Ek geçim. Fazladan mal ve hizmet, zina yapan kadın atalarımıza daha fazla besin, daha güvenli barınak sağlamış olacaktır; bu ayrıcalıklar ise kadın için daha fazla koruma, daha sağlıklı bir yaşam demek olacak, çocukları da bu sayede hayatta kalma şansını yakaIayacaktı.

İkinci neden de şu: Zina, eski çağlardaki kadına bir tür sigorta poliçesi görevi yapıyordu. Bir "koca" öldüğü ya da evini terk ettiği takdirde, kadının, çocuklarına karşı görevlerini yerine getirmede yardımını sağlayabileceği başka bir erkeği olacaktı.
Üçüncü neden: Eski çağlardaki kadın, gözleri iyi görmeyen, korkak ve ailesine bakmaktan aciz, yeteneksiz bir avcıyla "evlendiği" takdirde, Bay "İyi Gen" diyebileceğimiz başka bir erkekten çocak yapmakla genetik soyunun kalitesini yükseltmek durumunda olacaktı.
Dördüncü neden: Bir kadının değişik babalardan çocukları olduğu takdirde, her çocuk öbürlerinden biraz farklı olacak, bu da içlerinden bazılarının çevredeki beklenmedik dalgalanmaları atlatıp hayatta kalmaları olasılığını artıracaktı.

Tarih öncesi kadınları, evlilik dışı serüvenleri konusunda çenelerini tuttukları takdirde, fazladan kaynaklar, gelecek sigortası, daha kaliteli genler ve biyolojik gelecekleri için daha çeşitli DNA elde edebiliyorlardı. Dolayısıyla, gizli aşıklarıyla samanlığı seyran eden kadınlar yaşamayı sürdürüyor; -modern kadını çapkınlık yapmaya iten her neyse, bunu bilinçsizce yüzyılların ötesine geçiriyorlardı.
Kadınların evlilik dışı ilişkileri geçmişte herhalde uyum temeli üzerinde kurulmuştu. Bu da kadın fizyolojisinde izini bırakmıştır. Erkeğin cinsel organındaki kan damarları orgazm halinde kam vücudun içine geri gönderirler, penis gevşer ve ilişki sona ermiş olur. Tekrar orgazm olması için, erkeğin her şeye yeniden başlaması gerekir. Oysa kadın için, sevişme belki de yeni başlamıştır. Kadının cinsel organları, eşininkinden farklı olarak, bütün kanını boşaltmamış olabilir. Kadın usulünü biliyor ve istiyorsa, hemen ve tekrar tekrar orgazm olabilir. Bazen orgazmlar o kadar hızlı bir silsile halinde gelebilir ki, biri sonrakinden ayırt edilemez ve bu da sürekli orgazm olarak bilinir.

İnsan dişisinin bu yoğun cinsel dürtüsü ve başka primatlarla ilgili veriler, antropolog Sarah Hardy'yi, insan dişisinde zina olgusunun ilk başlangıcı hakkında yeni bir varsayım ortaya atmaya itmiştir. Hardy, irili ufaklı maymunların büyük ölçüde verimsiz cinsel ilişkilere girdiğine işaret ediyor. Örneğin, kızışma devresindeki dişi şempanze, çevresinde oğullarının dışındaki bütün erkek maymunlarla çiftleşecektir. Şempanzelerdeki ve başka dişi primatlardaki bu ek cinsellik, mutlaka çocuk yapmak için değildir.
Hardy, buna dayanarak, dişi şempanzelerin cinsel çeşitlilik arayışının iki Darwinci amacı olduğunu savunuyor: Yeni doğacak yavrularını öldürmeye çalışabilecek erkeklerle dostluk kurmak ve babanın kimliğini belirsizleştirerek, toplum içindeki her erkeğin doğacak çocuğa baba gibi davranmasını sağlamak.

Hardy; bu mantığı kadınlara da yakıştırarak, yoğun cinsel dürtüyü, çok sayıda erkekle birleşerek her birinden pederşahi yatırını ve çocuğunun öldürülmesine karşı sigorta sağlamayı amaçlayan eski bir evrimsel taktiğe bağlar. Bu da iyi bir fikirdir. Ağaçların üstünde yaşayan ilkel dişi atalarımız, belki de dost olmak için birçok erkekle sevişmiştir. Sonradan, atalarımız dört milyon yıl önce Afrika'nın çayırlarına sürüldüklerinde, küçükleri yetiştirmek için eşleşme bağları kurma ilkesi gelişince, dişiler alenen rastgele cinsel ilişkide bulunmaktan gizli birleşmelere geçerek, daha iyi maddi olanaklara, daha kaliteli ve çeşitli genlere kavuştular.

Dünyada pek çok kişi, Donald Symons'la Amerikalıların, erkeklerin birer Don Juan, kadınların ise cinselliğe çekinerek boyun eğen taraf oldukları görüşüne katılmayacaktır.

Müslüman toplumlarındaki peçe adeti, Müslüman toplumların kadınların fazlasıyla baştan çıkarıcı olduğu yolundaki inanışından doğmuştur. Klitoridektomi, yani klitorisin (bazen de çevresindeki genital dokuların) kesilip çıkarılması, yoğun kadın şehvetini yenmek için uygulanmaktadır. İlk Hıristiyanlık döneminde Talmudcu yazarlar, kadınların erkeklerden daha yoğun cinsel dürtüleri olduğunu düşündüklerinden, bir kocanın düzenli olarak karısıyla sevişmesinin şart olduğunu ileri sürmüşlerdi. Batı Ekvator'un Kayapa yerlileri, kadınların aşırı derecede cinselliğe düşkün olduklarını düşünürler. Endülüs'ün küçük kentlerinde böbürlenerek doğan ve her fırsatta çapkınlık yapan İspanyol erkekleri bile kadının tehlikeli ve güçlü olduklarını, her fırsatta ilişkiye girdiklerini düşünürler. Eskiden İspanyol kızlarının yanlarında bir büyük olmadan bir yere gitmelerinin yasaklanmasının nedeni budur.

1950'lerin seks araştırmacıları Clellan Ford'la Frank Beach'e hangi cinsiyetin cinsel çeşitlilikle daha çok ilgilendiğini sormuş olsaydınız, size şöyle yanıt verirlerdi: "Cinsel konularda çifte standart uygulamayan ve çok sayıda ilişkinin hoş görüldüğü toplumlarla kadınlar karşılarına çıkan fırsatlardan yararlanmaya erkekler kadar heveslidir." Kinsey de bu görüşü onaylayarak, "Kadınların evlilik dışı ilişkilerini sıkı bir kontrol altında tutmaya çabalayan toplumlarda bile bu tür faaliyetin, hem de büyük bir sıklıkla olageldiği kesindir," demiştir.

Bütün bu veriler, kadınların belki de erkekler kadar arzuyla aşıklar edindiklerinden şüphelenilmesine yol açmaktadır.

Zina bilmecesi böylece çözülmektedir: Erkeklerin, genlerini yaymaya biyolojik gereksinme duymaları ve cinsel açıdan faal erkek eşcinsellerin dikkate değer çokluğu, erkeklerin doğaları gereği cinsel çeşitliliğe kadınlardan daha düşkün oldukları varsayımını desteklemektedir. Diğer yandan, heteroseksüel bir erkek ne zaman çapkınlık yapacak olsa, bu işi bir kadınla yapmaktadır. Bundan başka, maddi olanaklar ve bir tür güvence sağlamak, daha iyi , kaliteli DNA edinmek gereksinimleri, dişinin yoğun ve uzun süreli cinsel tepki gösterme yetisi, cinsel bir çifte standardın egemen olduğu toplumlarda kadınlarda zinanın sık görülmesi, kadınların da sürekli ve belki de erkekler kadardeki kadar sık olarak cinsel çeşitlilik aradıklarını göstermektedir.

Fuhuş olayı da yukarıdaki görüşleri desteklemektedir.

Yazar:  metin [ 08 Kas 2009, 02:02 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

Sevgili dostum, belki de bütün diğer sebeplerden çok, cinsel hazzı maximize etmeye çalışıyoruzdur. Ne dersiniz?

Yazar:  splath [ 08 Kas 2009, 02:38 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

1970 lerde bile böyle ise ( Nisa ) duygular öğrenilmiş şeyler midir demek gerekiyor mu ?

Sanırım toplumun dolayısıyla bireylerin kültür ve zeka düzeyi ve daha birçok şey bu bahsi geçenlere farklı bir açıklama getirmemizi gerektiriyor. 21. yüzyıldayız ve hayatta kalmak ya da iyi bakılmak için bir erkek ( ya da birden fazlası ) ile cinsel paylaşımda bulunmayı gerektirmiyor fakat burada kültürü de devreye sokarak şöyle diyebiliriz bence, bunun tek açıklayıcısı aşk olmalı ->>>>

Yazar:  metin [ 08 Kas 2009, 04:30 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

Düşündüm de, bu meselede de insan davranışlarını açıklamaya çalışan bütün bakışları kullanabiliriz

Toplamda bunların 5 tanesini biliyorum

1) Evrimci bakış : Beyindeki süreçler, evrimsel kodlar, hormonlar vs: Sev! Kendini koru! Ye! Sev! Kendini koru! Ye!
2) Psikanalitik bakış: Sen hala küçük bir çocuksun ve o vaad edilen sevgiyi arıyorsun.
3) Toplumsal bakış : E) Erkek dediğin çapkın olur K) Erkekler yapıyor ben niye yapmayayım.
4) Varoluşçu bakış : Umutsuzca yalnızlığından/anlamsızlıktan kurtulmaya çalışıyosun.
5) Karma dinine göre bakış: Yaşaman gereken şey o idi ve yaşadın.


Şehvetten zevk alma konusunu madde1'e mi yazayım, madde2'ye mi bilemedim. Çünkü bu sinirlerin uyarılmasıyla mı ilgili yoksa imgelerin ateşlenmesiyle mi ilgili tam kestiremedim...

***

Başka bakış açıları var mı acaba?

Yazar:  Can [ 09 Kas 2009, 18:32 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

İnsanlar ruh eşlerini arama yolculuğunda fiziksel ilişki istasyonundan geçiyor olmasınlar?Aslına bakarsanız cinsellik filan deyip küçümsüyoruz ama kimin nasıl bir kişi olduğu cinsellik yaşanırken başka türlü anlaşılamayacak kadar açık biçimde ortaya konuyor çoğu zaman...

Birbirlerini tanımak için yıllarca platonik biçimde çıkıp tanıyamayan sevgililer cinsel bir kaç deneyim sonrası birden karşılarındaki insanın kim olduğunu anlayıveriyorlar.

Çok akıllı görünen ,karşısındakini dikkate alan,sevgi dolu bir kişilik cinsellik yaşandığında sadist bir canavara dönüşüyor misal...Yahut cinsellik sona erdiğinde karşısındakini hiç kaale almayan bir tavır takınıyor.

Görünüşte kişisel uyum gösteren çiftlerin cinsel uyum gösteremediği çokça görülür(ayrı yataklar sendromu).Acaba iyi cinsel uyum gösterenler toplamda daha iyi çiftler mi oluyorlar? :roll:

Ve az telaffuz edilse de zinanın sebebi kendi cinsel yaşantı durumunun olağan olup olmadığının keşfi veya cinsel uyumsuzluğun yarattığı "başka türlüsü de var mı bunun acaba" çalışması olabilir mi?

Yazar:  splath [ 09 Kas 2009, 20:35 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

->>>>

Yazar:  metin [ 10 Kas 2009, 23:23 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

Bir müşterimde çalışan evli bir kadın yine orada çalışan evli bir erkekle "kırıştırıyordu" ve bunu herkes anlamıştı. Müşterimdeki bir sorun için oraya gitmiştim. Kadın orada değildi ve patronun kardeşi ile firmanın müdürü bu konu hakkında konuşuyorlardı.

- Allah allah... bu kız niye böyle yapıyor ki ya?! Çoluğu çocuğu var. Doğru düzgün bi kocası var.
- Valla bilmiyom ki abi ben de anlamadım.
- Peşine takıldığı da adam gibi biri olsa.
- Evet...
- Kocası buna iyi ba..... herhalde

***

Bugün bir kız arkadaşıma sordum kadınlar neden aldatır diye?

1) Gözü yükseklerdedir dedi
2) Sevgilisinden istediği ilgiyi alamıyordur dedi.

Yazar:  Serap [ 11 Kas 2009, 00:30 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

Insanlar birbirlerini aldatmaya gerek duymazlardi, birbirlerine gereken özgürlügü verebilselerdi...her konuda özgürlükten bahsediyorum...

Yazar:  metin [ 11 Kas 2009, 02:02 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

Serap yazdı:
Insanlar birbirlerini aldatmaya gerek duymazlardi, birbirlerine gereken özgürlügü verebilselerdi...her konuda özgürlükten bahsediyorum...


Serap'çım ben sevgilime başkasıyla yatmak özgürlüğü vermek istemem doğrusu. Ama istiyorsanız bu konuda teorik bir tartışma yapalım forumda.

Yazar:  minmis [ 11 Kas 2009, 02:31 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Kadınlar Neden Zina Yapar?

Zaten sevgilinizin başkasıyla yatmama nedeni de sizin bu özgürlüğü vermemeniz ve onun da korkusu değildir herhalde… Yani biri diğerine böyle bir şeyi yaptırabilir mi, karşıdaki de böyle düşünmüyorsa? Önemli olan nasıl bir kişiyi seçmiş olduğunuz değil mi bu durumda?
Siz aynı zamanda başkasıyla da olmaktan yana iseniz, bu yapıda olan birini bulmalısınız, aksi düşüncede iseniz de ona uyan birini… yani kendi sadakat anlayışınıza uyan birini…
ama bu konuda eşitlik-adalet önemli, çifte standart olmasın… :->
aklı ve gözü dışarıda olan biri, eşinden %100 sadakat bekliyorsa da, iş kadına kalmış o zaman… gönüllü mü olacak buna yoksa çaresizlikten mi kabullenecek? ->>>>

1. sayfa (Toplam 5 sayfa) Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
http://www.phpbb.com/