Giriş |  Kayıt

Hoşgeldiniz

Felsefe Forumu'na hoş geldiniz.
Yalnızca kayıtlı üyelerimiz "aktif başlıkları göster"
butonu ile son tartışmaları görebilir ve katılabilirler.

Felsefe forumu sayfasını facebooktan takip etmek için beğenin
İyi forumlar!

Önemli forum içeriklerinden bazılarına
http://ww.cangungen.com
http://varoluscuterapi.net
ulaşabilirsiniz.


Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

29 Eki 2009, 23:09

Çevrimdışı
 Bağışlanan Terapi-Irvın Yalom'dan notlar
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesaj Panosu Yöneticisi
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19
Mesajlar: 4998
Yaş: 49
Konum: Admin
 Profil Özel mesaj gönder  
Empati: Hastanın Penceresinden Bakmak

Bazı ifadelerin veya olayların insanın zihninde yer edip sürekli bir rehberlik ve rahatlama sunması ne kadar gariptir. Yıllar önce ergenlik çağı boyunca durmadan hayır diyen babasıyla uzun, acı dolu bir mücadelenin içinde tıkılıp kalmış olan gögüs kanserli bir hastam olmuştu. Bir tür uzlaşmaya kavuşmak, ilişkilerinde yeni, taze bir başlangıç yapmak isteyerek babasının arabayla kendisini üniversiteye götürecegi günü bekler olmuştu - o zaman birkaç saat yalnız kalabilecekti babasıyla. Ama uzun süredir bekledigi yolculuk bir felakete dönüşmüştü: babası tam kendisinden beklenecegi gibi yolun kenarındaki çirkin, çöplerle kaplı dere hakkında uzun uzun homurdanmıştı. Öte yandan hastam güzel, kır yaşamını anımsatan temiz akarsuda herhangi bir çöp görmemişti. Verecek bir cevap bulamayarak sessizlige gömülmüş ve yolun geri kalanını birbirlerinden uzaga bakarak geçirmişlerdi.

Daha sonra hastam aynı yolculuga yalnız başına tekrar çıkmış ve gerçekte iki tane dere -yolun iki yanında birer tane- oldugunu görerek şaşkınlığa düşmüştü. "Bu kez ben sürücüydüm," demişti üzüntülü bir şekilde. "Ve sürücü tarafındaki pencereden gördügüm dere tıpkı babamın tarif ettigi kadar çirkin ve kirliydi." Hastam dışarıya babasının penceresinden bakmayı ögrenene dek çok geç olmuştu - babası ölmüş ve gömülmüştü.

Bu hikaye aklımdan hiç çıkmadı ve sık sık kendime ve ögrencile rime şunları hatırlattım: "Dışarıya başkalarının penceresinden bakın. Dünyayı hastalarınızın gözüyle görmeye çalışın." Bana bu hikayeyi anlatan kadın kısa bir süre sonra gögüs kanserinden öldü ve hikayesinin yıllar boyunca bana, ögrencilerime ve pek çok hastaya ne kadar yardımcı oldugunu söyleyemedigim için çok üzgünüm.
Elli yıl önce Carl Rogers "dogru empati"yi etkin terapistin en önemli üç özelliginden ("koşulsuz olumlu takdir" ve "sahicilik"le birlikte) biri olarak tanımlamış ve psikoterapi araştırma alanını başlatmıştır. Bunun sonucunda da empatinin etkinligini destekleyen çok sayıda bulgu bir araya getirilmiştir.
Eger terapist hastanın dünyasına dogru bir biçimde girerse terapi güçlenir. Hastalar yalnızca tamamen görüldüklerini ve tamamen anla-şıldıklarını hissetmekten inanılmaz derecede yarar görürler. Bu nedenle hastamızın geçmişi, bugünü ve gelecegi nasıl yaşantıladıgını de-gerlendirmemiz önemlidir. Ben varsayımlarımı tekrar tekrar denetlemeye özen gösteririm.
Örnegin:
"Bob, senin Mary'yle olan ilişkini düşündügümde anladıgım şey şu. İkinizin uyumsuz oldugunuza inanmış durumdasın, ondan ayrılmayı çok istiyorsun, onun yanında sıkılıyorsun ve bütün bir akşamı onunla birlikte geçirmekten kaçınıyorsun. Ancak o senin istedigin hareketi yapıp geri çekildiginde bir kez daha onu istemeye başlıyorsun. Sanırım onunla birlikte olmak istemedigini, ama ona ihtiyaç duydugunda yanında olmaması fikrine dayanamadıgını duyuyorum. Buraya kadar haklı mıyım?"
Dogru empati o anla ilgili -yani terapinin burada-ve-şimdisi içinen önemli şeydir. Hastalann terapi saatlerini terapistlerden çok daha farklı gördüklerini aklınızdan çıkarmayın. Terapistler, hatta çok deneyimli olanlar bile bu durumu her yeniden keşfedişlerinde büyük şaşkınlık yaşarlar. Hastalanmdan birinin seansa bir önceki seansta meydana gelen bir şeye karşı yogun bir duygusal tepki vererek başlamasına karşın, benim geçen seansta bu kadar güçlü bir tepki doguracak ne olmuş olabilecegi konusunda en küçük bir fikrimin olmadıgı pek sık olur.

Hasta ve terapist arasındaki bu farklı görüşler yıllar önce terapi grupları ve karşılaşım gruplarındaki üyelerin deneyimleri üzerine bir araştırma yaparken dikkatimi çekti. Çok sayıda grup üyesinden her toplantıda önemli oldugunu düşündükleri olayları tanımlamalannı is-teyen bir soru formu 'doldurmalarını istemiştim. Tarif edilen çarpıcı ve çeşit çeşit olay grup liderlerinin degerlendirmelerinden çok farklıydı. Aynı şekilde bütün grup deneyimi açısından seçilen en önemli olaylar konusunda da üyeler ve liderler arasında büyük fark göze çarpıyordu.

Hasta ve terapistin bakış açısındaki farklılıklarla bir sonraki karşılaşmam resmi olmayan bir deney sırasında gerçekleşti. Hastam ve ben her bir terapi saatine ait özetler yazıyorduk. Deneyin ilginç bir geçmişi vardı. Hastam Ginny yalnızca yazar tutulmasından degil, her türlü ifade yetersizliginden yakınan yetenekli bir yazardı. Terapi grubuma bir yıl boyunca katılması pek verimli olmamıştı. Kendini çok az açmış, diger üyelere kendisinden çok az şey vermişti. Ayrıca beni o kadar idealleştiriyordu ki, hakiki bir karşılaşım olası degildi. Mali sorunlar yüzünden Ginny grubu bırakmak zorunda kaldıgında sıradışı bir deney teklif ettim. Onu ödeme yapmak yerine her seansın serbest, sansürsüz bir özetini yazması koşuluyla bireysel olarak görmeyi önerdim. Bu özetlerde seans sırasında dile getirmedigi duygu ve dü şünceleri bulunacaktı. Ben de aynı şeyi yapacaktım ve ikirniz de haftalık raporlarımızı sekreterime teslim edip birkaç ayda bir birbirimizin özetini okuyabilecektik.

Önerimin birkaç nedeni vardı. Yazı ödevinin yalnızca hastamın yazım yetenegini serbest bırakmasım degil, terapi sırasında duygularını daha özgür bir şekilde ifade etmesini teşvik edecegini umuyordum. Belki de benim notlarımı okuması ilişkimizi düzeltebilirdi. Seans sırasındaki kendi deneyimlerimi -hoşuma giden şeyleri, düş kırıklıklarımı, dikkatimi çekenleri- açıklayan sansürsüz notlar yazmaya niyet-liydim. Eger Ginny beni gerçekçi bir şekilde görürse beni idealize etmekten vazgeçebilir ve benimle daha insani temelde ilişki kurabilirdi.

Empati konusuyla ilgili olmayan bir not olarak ekleyebilirim ki, bu olay bir yazar olarak sesimi duyurma girişiminde bulundugum bir sırada gerçekleşti ve benim de hastamla birlikte özet yazma önerirnin kendime hizmet eden bir amacı da vardı: bana sıradışı bir yazma deneyimi ve mesleki prangalarımı kırma, her seansın hemen ardından aklıma gelen her şeyi yazarak sesimi özgürleştirme fırsatı veriyordu.)

Birkaç ayda bir notları degiştirme deneyimi Rashomon-tarzı bir deneyimdi: seansı birlikte paylaşmış olmamıza ragmen saati kendimize özgü bir şekilde yaşamış ve hatırlamıştık. Birincisi, seansın farklı yönlerine deger veriyorduk. Benim o zarif ve zekice yorumlarım mı? Hastam onlan duymamıştı bile. Bunun yerine benim pek dikkat etmedigim küçük kişisel hareketlere deger vermişti: giysileri, görünüşü ya da yazıları hakkındaki iltifatlarıma, birkaç dakika geciktigim için sıkıntılı bir şekilde özür dileyişime, taşlarnalarına gülüşürne, rol yaptıgında ona takılışıma.'

Bütün bu deneyimler seans sırasında hastamın ve benim aynı şeyi yaşadığımızı varsaymamayı öğretti bana. Hastalar bir önceki seansta hissettikleri şeyleri tartıştıklarında deneyimlerini sorgulamaya özen gösteririm ve hemen hemen her zaman yeni ve beklenmedik bir şey öğrenirim. Empatik olmak gündelik seyrin bir parçasıdır - sevilen şarkıcılar başkasının yerine geçmeye, onun gibi düşünmeye ilişkin basmakalıp şarkılar söylerler- sürecin karmaşıklığını unutma eğilimi gösteririz. Başkasının gerçekten ne hissettiğini bilmek olağanüstü de-recede zordur; sıklıkla kendi hissettiklerimizi başkalarına yansıtırız.

Öğrencilerine empatiyi Öğretirken Erich Fromm iki bin yıl öncesinden Terentius'un sözlerinden alıntı yapar sık sık -"Ben bir insanım ve insani hiçbir şeyin bana yabancı kalmasına izin vermem"- ve ne kadar çirkin, şiddet dolu, şehvetli, mazoşist ya da sadistçe olursa olsun hastaların her türlü eylem veya fantezisine karşılık gelen yönlerimize karşı açık olmamız konusunda ısrar eder. Eğer açık olamıyorsak kendimize ait o bölümü neden kapamayı tercih ettiğimizi araştırmamızı önerir.
Elbette hastanın geçmişini bilmek dışarıya hastanın penceresinden bakmayı büyük ölçüde kolaylaştırır. Eğer, örneğin hasta art arda kayıplar yaşadıysa dünyayı kayıp gözlüğünün ardından görecektir. Yeni bir kayıptan korkuğu için sizin kendisi için önemli olmanızı ya da size çok yaklaşmayı reddedebilir. Bu nedenle geçmişin araştırılması yalnızca nedensel zincir oluşturmak adına değil,daha doğru bir şekilde empati kurmamıza izin verdiği için önemlidir.

Empatiyi Öğretin


D ogru empati yalnızca terapistler için degil hastalar için de önemli bir özelliktir ve hastalarımızin başkalarına karşı empati geliştirme/erine yardımcı olmalıyız. Hastalarımızın bize genellikle tatmin edici bireylerarası ilişkiler geliştiremedikleri veya sürdüremedikleri için geldiklerini unutmayın. çogu kişi başkalarının duygu ve deneyimleriyle empati kurmada başarısızdır.

Burada-ve-şimdinin terapistlere hastaların empati geliştirmelerine yardımcı olmaları için güçlü bir yol sagladıgına inanıyorum. Strateji çok basittir: hastaların empatiyi sizinle yaşamalarına yardımcı olun, onlar hayatlarındaki diger önemli kişiler için gerekli çıkarımları ken-diliginden yapacaklardır. Terapistlerin hastalarına belirli bir ifadenin ya da eylemin başkalarını nasıl etkileyebilecegini sordukları oldukça sık görülür. Ben yalnızca terapistin kendisini de bu soruya dahil etmesini öneriyorum.

Hastalar benim neler hissettigimi sorduklarında genellikle bu soruyu daha da keskinleştiririm. Ömegin eger hasta bir hareketimi ya da yorumumu degerlendirip, "Beni görmekten bıkmış olmalısınız," ya da "Benimle tanıştıgınıza çok pişman oldugunuzu biliyorum," ya da "Günün en berbat saati benimle olmalı," dediginde bir gerçeklik testi yapar ve "Burada benim için bir soru mu var?" derim.

Bu elbette basit bir toplumsal beceri egitimidir: hastanın dogrudan bana hitap etmesinde ya da soru sormasında ısrar ederim. Ayrıca dogrudan ve yardımcı olacak tarzda yanıtlar vermeye çalışırım.

Örnegin, "Beni tamamen yanlış anlıyorsun. Bu tür şeyler hissetmiyorum. Çalışmamızdan memnunum. Büyük cesaret gösteriyorsun, büyük ugraş veriyorsun, hiçbir seansı kaçırmadın, hiç geç kalmadın, çok sayıda mahrem sırrını benimle paylaşarak riske girdin. Üzerine düşeni yapıyorsun. Ama ne zaman senin hakkında hissettiklerime ilişkin bir tahminde bulunsan bu genellikle benim içsel deneyimimle uyuşmuyor ve yanlış her zaman aynı yönde oluyor: sana gerçekte hissettigimden daha az önem verdigimi sanıyorsun."

Başka bir örnek:
-"Bu hikayeyi daha önce duydugunuzu biliyorum, ama (ve hasta uzun bir hikaye anlatmaya başlar).
-"Ne kadar sık bu hikayeyi daha önce duydugumu söyleyip sonra da anlatmaya başlıyorsun. Bu beni çok etkiliyor"
-"Bunun kötü bir alışkanlık oldugunu biliyorum. Ama anlayamıyorum. "
-"Aynı hikayeyi tekrar tekrar dinleme konusunda ne hissettigimle ilgili sezgilerin ne yönde?"
-"Sıkıcı olmalı. Büyük bir olasılıkla seansın bitmesini istiyorsunuzdur - saate bakıyor olmalısınız."
-"Burada benim için bir soru var mı?"
-"Eh, gerçekten öyle mi?"
-"Aynı hikayeyi tekrar dinleme konusunda sabırsızım.Hikayenin ikimizin arasına girdigini hissediyorum, sanki benimle gerçekten konuşmuyorsun gibi. Saate bakmam konusunda haklısın. Baktım - ama yalnızca hikayen sona erdiginde seans sona ermeden önce bir baglamı kurabilmek için zamanımız kalır umuduyla."

_________________
Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır.
M.Foucault


Başa Dön Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 

30 Eki 2009, 15:24

 Re: Bağışlanan Terapi-Irvın Yalom'dan notlar
  
Keşke boş bir sayfa olarak kalabilsek, hayattan ne beklememiz gerektiği bize öğretilmese ve beklememiz gerekenler gerçekleşmediğinde yana yakıla bunların peşine düşmesek, elimizdeki tek hayat bizden bu şekilde çalınmasa keşke !


Başa Dön Başa Dön
  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Culture and Art Other


XHTML 1.0 Standartlarina Uygundur!  CSS 2.1 Standartlarina Uygundur!  Foruz